Aktiffelsefeİzmit Seminere katılın

Bilgelik köşesi / Bilgelik hikâyeleri

Ne Duymak İstersen

Ne Duymak İstersen

NE DUYMAK İSTERSEN

Bir gün New York’ta bir grup iş arkadaşı yemek molasında dışarıya çıkarlar.

Gruptan biri Kızılderilidir. Yolda yürürken insan kalabalığı, siren sesleri,

yolda çalışma yapan işçilerin, araçların çıkardığı gürültü ve korna sesleri arasında ilerlerken, Kızılderili kulağına cırcır böceği sesinin

geldiğini söyler ve sesin kaynağını aramaya başlar. Arkadaşları bu gürültü arasında bu

sesi duyamayacağını, yanıldığını söyleyip yollarına devam

ederler. Aralarından bir tanesi inanmasa da onunla birlikte aramaya devam

eder.

Kızılderili caddenin karşısına doğru yürür, arkadaşı da arkasından takip eder

ve o binaların arasında bir kaç tutam yeşilliğin arasında gerçekten bir cırcır

böceği bulurlar.

Arkadaşı Kızılderili’ye: “Senin insanüstü güçlerin var! Bu sesi nasıl duydun?”

diye sorar. Kızılderili ise bu sesi duymak için insanüstü güçlere sahip

olmaya gerek olmadığını söyleyerek arkadaşına kendisini izlemesini söyler.

Kaldırıma geçerler ve Kızılderili cebinden çıkardığı bozuk parayı kaldırımda

yuvarlayarak atar. Birçok insan tüm gürültünün ortasında bozuk para sesinin ceplerinden düşen bir para mı diye sesin geldiği yöne doğru bakar, Kızılderili arkadaşına dönerek:

“Gördün mü? Önemli olan nelere değer verdiğin ve neleri önemsediğindir.

Her şeyi ona göre duyar, görür ve hissedersin” der.

Tüm bilgelik yazıları Pratik felsefe seminerleri

Duyuru grubu